Geçtiğimiz 20 yıl içerisinde başarılı hükümetler, finans ve telekomünikasyon sektörleri dahil olmak üzere devlet kontrolündeki kurumlarını özelleştirme ve ekonominin anahtar noktalarını liberalleştirme yoluna gitmiştir. Portekiz 1998’de Avrupa Para Birliği’ne elverişli bulunmuş ve 1 Ocak 2002’de diğer 11 Avrupa Birliği üyesi ülkeler ile birlikte euroyu kullanmaya başlamıştır. 90’lı yıllar boyunca ülkenin ekonomik gelişimi çoğunlukla Avrupa ortalamasının üzerinde seyretmiş, ancak 2001-08 arasındaki dönemde geride kalmış ve 2009‘da %2.8 seviyelerine çekilmiştir. Ülkenin GSYİH’si Avrupa ortalamasının 3’te 2’si dolaylarındadır. Bunun yanında zayıf eğitim sistemi, daha büyük üretkenlik ve gelişimin önünde önemli bir engeldir. Ekonomik gerilemedeki temel sebep ise dış yatırımın daha düşük maliyetle üretim yapan Merkez Avrupa ve Asya ülkelerine kayması sonucu Portekiz’in bu ülkelerin gölgesinde kalmasıdır. Bütçe açığı 2005’te bütün zamanların en yüksek miktarı olarak GSYİH’nin %6’sına ulaşmıştır, fakat hükümet açığı 2007’de %2.6’ya çekmiştir. Portekiz finans sektörü küresel mali krizden nispeten etkilenmemeyi başarmış ve hükümet bankaları desteklemek adına çok fazla harcama yapmamıştır. Yine de hükümet bütçe açığını Avrupa Birliği %3 GSYİH limitinin altında tutabilmek adına çeşitli zorluklarla da yüzleşmektedir. 2009’da açık GSYİH’nın %6.7’si kadardır.
Portekiz’te Alacak Takibi ve Tahsili
Portekiz’de alacak tahsili Cobrança de Dívidas deyimiyle bilinmektedir. Ülkede alacak tahsili diğer ülkelere göre devletin de desteğiyle oldukça kolaylaştırılmıştır. Son zamanlarda yapılan yasal düzenlemeler Portekiz temsilciliğimizdeki uzman kadromuzun da işini kolaylaştırır niteliktedir. 2010 yılı itibariyle, Türkiye'deki müşterilerimizin Portekiz'de doğan alacak dosyalarının %71'i mahkemeye intikal etmeden başarıyla sonuçlandırılmıştır. Portekiz'deki alacak dosyalarımızın genel istatistiki bilgilerine ulaşmak ve Portekiz alacak dosyalarına ilişkin raporumuzu incelemek için bizimle irtibata geçebilirsiniz.









